Güneş = Hayat

Öncelikle size Güneş yıldızını anlatmakla başlayım ki yorumlarımı daha net anlayabilin. Güneş, en büyük iradedir. Hayat veren yıldızıdır. Harita sahibinin yaşamında, kendini nasıl, nerede var ettiğini ve nasıl ifade ettiğini anlatır.

Güneş öz burcu temsil eder yani birisi size burcunuzu sorduğunda siz Güneş Burcu’nuzu söylersiniz.

Güneş aynı zamanda kişinin haritasında hangi evdeyse, o evin özelliklerine uygun bir yaşantı kurar, kendini en çok, o evin alanlarında var etmeye çalışır.

Merkür = İletişim

Gökyüzünün en hızlı giden gezegeni Merkür “Zeka” gezegenidir. Kişinin zeka yapısını, düşünce yapısını, hayata bakış açısını ve iletişim tarzını temsil eder.

Merkür’ün bulunduğu ev genellikle iletişim kurduğu alanı ve olasılıkla iş yaptığı alanı gösterir. Kişiler arasındaki iletişimin  yapısı ve kalitesi hakkında bilgi verir. 

Ay = Ruh

Ay “Ruh”tur. Ruh söz konusu olduğunda, Ay’ın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar. Bedensiz varlığımızdır o.

Bu dünyada yaşayabilmek ve ayakta kalmak için güçlü bir Güneş’e ihtiyacımız vardır; başka dünyaları gezmek, fizik ötesini algılayabilmek için de güçlü bir Ay’a ihtiyacımız vardır.

Kişinin doğum haritasında Ay’ın bulunduğu burç ve ev önemlidir. Ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarını, isteklerini özellikle hangi alanlarda ortaya koyduğu hakkında önemli bilgiler verir.  

Venüs = Aşk ve Zevk

Venüs, “aşk” gezegenidir. Aşkı temsil eder. Ayrıca “para” gezegenidir, çünkü Boğa Burcu Zodyak’ta 2. Ev “para evinin” temsilcisidir. Bundan dolayı Boğa’yı yöneten Venüs gezegeni aynı zamanda para yıldızıdır da.

Astrolojide Venüs, gelir ve kazançlardaki parayı anlatırken, Jüpiter’de büyük parasal servet ve parasal şansı temsil eden gezegenlerdir ve birbirine karıştırılmamalıdır.

Venüs aynı zamanda duyguları ve romantizmi temsil eder. Kişinin duygularını nasıl ifade ettiğini, ilişkilerden ve aşktan ne anladığını, cinsel kimliğini nasıl ortaya koyduğunu anlatır.

Mars = “İstek ve Eylem”

Mars mücadele, savaş ve seks gezegenidir. Mars, kişinin fiziksel gücünü ve hareket kabiliyetini de anlatır. Kişinin hayat içinde mücadele gücü ve tarzını ifade eder. Cesaret gerektiği anlarda nasıl davrandığı ve fiziksel tepkileri hakkında fikir verir.

Hedefler de Mars’tan sorulur. Kişinin hedefe eylemsel bazda odaklı olup olmadığını gösterir.

Mars’ın seks yıldızı olduğunu başta belirtmiştim. Dolayısıyla kişinin cinsel yaşantısını etkileyen önemli bir gezegendir. Aynı zamanda tutku, heves, yaşama isteği hayattan zevk ve keyif alma duygusunu etkiler.

Mars, güdüleri yönetir ayrıca. İlkel, hayvansal dürtülerden sorumludur. Anlık duygusal tepkileri yönetir. Olaylara fiziksel, duygusal olarak nasıl tepki verdiğimizi ve hayatta kalma arzumuzu ve gücümüzü gösterir.

Jüpiter = “Tanrısal Dokunuş”

Jüpiter en büyük şans, bolluk, servet ve neşe gezegenidir. Ayrıca genişleme prensibini anlatır.

Jüpiter zaman zaman kişiye, gerek güven, gerekse girişkenlik ,, şans ve neşe aşılayarak, şans ve fırsatlarla zor durumdan çıkmasına ve şanslı zamanlar yaşamasına destek olarak yardım eder. Ama o, bu hediyelerinin kıymetinin bilinmesini ve kişinin de kendisine yardım etmesini bekler.

Jüpiter negatif anlamda ise kişiyi aşırı lükse, tembelliğe sevk eder. Kişinin yapısı da buna müsaitse, tembel, rahat ve lüks düşkünü ve lüks için çevresinin maddi geliriyle yaşayan birine dönüşür.

Satürn = “Karmanın Efendisi”

Satürn, disiplin düzen, yapı ve kısıtlama gezegenidir. Kişileri amaçlarında çok zorlayan, terleten, çalıştıran, engellerle mücadele etmesi için uğraştıran bir gezegen olarak bilinir. Tavizsiz bir eğitim koçu, yaşam öğretmeni gibidir. Kısa vadede şans faktörünü kıstığı doğrudur ama uzun vadede sizi mutlaka bir şey için hazırladığını anlarsınız. Ve bu genelde sizin hayrınıza olur.

Kişi, geçmişe dönüp baktığında geride elinde kalanlar neyse (mücadele, sabır, travma, özveri) işte bunların ardından elde ettiği şeyleri Satürn’ün o bilgeliği ve dersleriyle almıştır.

İlişkilerde de Satürn çok önemli bir gezegen olarak görülür. İlişkide, aşk ve sevgiden başka gezegenler sorumluyken, ilişkinin kalıcılığından, uzun süre devam etmesinden ve zamana güçlü bir şekilde dayanmasından o sorumludur.

Uranüs = “Değişimin Ayak Sesleri”

Uranüs, değişim, özgürlük ve devrim gezegenidir. Jenerasyon gezegeni olarak, 7 yılda bir burç değiştirir ve bu sürede yeni jenerasyonlar ortaya koyar. Zevkleri, yaşam tarzı, değişim ve yenilik anlayışı başka jenerasyonlar yaratır.

Özetle Uranüs, özgürlüğü, değişimi ve yeniliği simgeler. Kişi, değişimden ne anlıyorsa ona yönelmeye başlar.

Bütün bu bilgilerin ışığında Uranüs Gezegeni’nin, haritanızdaki konumlarını (bulunduğu burç, evler ve açılar) aşağıda detaylı şekilde okuyabilirsiniz

Neptün = “Hayaller ve İnançlar”

Neptün en başta hayaller gezegenidir. Hayallerimizden, hayattan beklentilerimizden sorumludur. Ayrıca hayatın çeşitli alanlarında yaşanan tecrübelerin ardından, kişide oluşan hayat anlayışı ve zihniyeti anlatır.

Neptün, kişinin, din, felsefe, sanat, siyasete bakış açısını da gösterir. İdealize ettiği fikirlerini ifade eder. Hayat içinde neye daha çok önem verir, idealleri, hayalleri nelerdir bunları anlatır 

Haritadaki konuma göre sihirli bir enerjide verir Neptün kişiye… Pırıltılı ve buğulu bir çekicilik verir insana. Hatta bu durum kitleler tarafından da onaylanır.

Olumsuz anlamdaysa, kişiye hayalleriyle gerçekler arasında çatışmalar yaşatabilir. Olmadık hayallere kapılmak daha sonra hayal kırıklığı yaşatabilir. Ayrıca bağımlılık (alkol, keyif verici madde, aşk, alışveriş, yeme-içme) hallerimiz de yine Neptün’ü ilgilendiren konulardır.

Plüton = “Dünüşüm ya da Yozlaşma”

Plüton, dönüşüm gezenidir. En büyük dönüştürücüdür. Ayrıca gücü ve güç mücadelesini de temsil eder.

Plüton en küçük boyutlu gezegen olmakla birlikte, yaptırım gücü en büyük olan gezegendir. Bu bakımdan, Plüton en “Kadersel Gezegen” ya da “Çağ Yıldızı” olarak kabul edilir. Gerçekten bir çok konuda kader, kişinin elindeyken, Plüton söz konusu olduğunda kişinin iradesi dışarıda kalabilir.

Plüton’un etkisinde dış olaylar, kişinin kaderini belirleyen ve değiştiren olur. Kişi, özgür seçimleriyle olayları öyle ya da böyle aşması mümkündür.

Bu kadersel olaylar kişinin hayatı içinde, bir zaman sonra döner dolaşır kişinin önüne gelir. O yüzden güç ve amaçlar için mücadele ederken, neler yaptığımıza dikkat etmemiz gerekir. Birilerini ezerek bir yerlere ulaşırsak, bir zaman gelir yaptıklarımızın bedelini ödedir Plüton.

Plüton, güçtür kısaca ve irade ortaya konmazsa, kontrolsüz bir güç halini alır. Kişinin doğum haritasında, Plüton’u haritanın neresindeyse, güç ve mücadelenin hissedildiği ve yaşandığı alan orasıdır, o alan yavaş ama emin adımlarla zaman içinde değişip dönüşecektir.

Kiron

Kiron burada Allah’a (neye inanıyorsanız) inanç ve sevgi duyduğunuzu gösterirken bu anlamda üzerinize düşen görevleri de yerine getirmeye gayret ettiğinizi gösterebilir ya da buradaki Retro bütün bu anlattıklarımın tam tersi yönde sizi etkiliyor olabilir. Sonuçta “inancı” sorgulayan biri olmanız muhtemeldir. 

Kiron’un burada olmasının verdiği başka bir özellik de aşırı duyarlılık yüzünden kırıcı davranma durumudur. Sevdiğiniz kişilerin yanında güven duyma ihtiyacı hissedersiniz. Sevgiyi kaybetme korkusu her zaman vardır. Duygusal hissedişlerle gerçeği arayış çok belirgin bir özelliktir.

Kültürel kökler veya kendini koruma konusunda kriz yaşanabilir. Kişi, kendi güvenliğini oluşturma içgüdüsü kuvvetlidir.

Geçmişine çok bağlıdır ve günümüz dünyasını korkutucu bulur. Satürn kontrolünden kurtularak Uranüs aydınlığına kavuşmak çok zordur. Gerçek güvenliğin anlamını kavrar, bunu nerede bulacağını keşfederse, etrafına ördüğü, içine saklandığı kabuğundan sıyrılabilir. Ev konumu, Satürn kontrolünden sıyrılmak istediği alanı gösterir.

Bu kişiler kültürel kökleri, bağları ile ilgili kriz içindedirler. Bununla birlikte veya bundan ayrı olarak kişisel koruma ile ilgili de bir kriz yaşayabilirler. Yengeç’teki Kiron çok zor bir pozisyondur çünkü kişi geçmişe bağlanmıştır ve halihazırdaki dünyevi krizler tarafından tehdit edilmektedir.

Aynı zamanda Kiron kişinin gerçekten iyi yetiştirilmiş biri olabileceğini gösterir. Bu konum, terapistler ve hasta bakıcılar için gerçekten iyi bir konumdur. Çocuklukta ailede yolunda gitmeyen bir şeyler olmuş olabilir. Kişinin çocukluktan kalan duygusal yaralanmaların olduğunu gösterir.

GAD ve KAD

Ay Düğümleri’ni birer yol gösterici olarak düşünebiliriz. Hatta “neyi öğrenmek için bu dünyadayız?” sorusunun cevabını da yine Ay Düğümleri verir bize…

Kuzey Ay düğümü (KAD), ayaklarımızın önüne serilmiş ve bizden daha önce planlanmış yolumuzu temsil eder. Bulunduğu pozisyonlardaki burçlara ve evlere göre, ruhumuzun gelişmesi için, bu hayatı yaşarken neleri başarabileceğimizin ana hatlarını verir. Yolumuzu bulmamız için kendi gerçekleştireceklerimizi; ruhumuzun amaçlarını ve objektiflerini temsil eder. Transitler ve ilerletmeler (horoskopunuz haricinde açılan başka bir astroloji çeşidi), KAD’a etki yaptığında, hayatımızda gereken değişiklikleri yapmamız konusunda gereken dersleri ve fırsatları kaçırmamamız için bilinçli olmamız gerektiğini gösterir.

Güney Ay Düğümü ise bizim arkamızda kalan, bugüne dek kat ettiğimiz yoldur. GAD, pozisyonlarına göre, geçmişimizi temsil eder ve hayata geçirdiğimiz becerilerimizi, eğilimlerimizi, dayanıklılığımızı ve alışkanlıklarımızı da kapsamaktadır. Gad, bizde içgüdüsel ve otomatik olan davranışların türünü gösterir. Ayrıca bizim için güvenli bir sığınağı da temsil eder, fakat o sığınakta fazla kalırsak tembelleşebilir ve gerileyebiliriz. Aynı şekilde burada da transitler ve ilerletmeler GAD’a bir etki yaptığında, geçmişin izleri ve sorunları su yüzüne çıkar.